9 Temmuz 2015 Perşembe

Yağız Mirza'nın İlk Oyun Arkadaşları


Merhaba sevgili okurlarım,

Bugün sizlerle Yağız Mirza'nın ilk oyun arkadaşlarını paylaşmak istiyorum.

Yağız daha çok küçükken annem aşağıda gördüğünüz çıngırağı almıştı. Yaklaşık bir aylıktı ve sadece gözüyle takip edebiliyordu ve çok yakından yavaş yavaş hareket ettirmemiz gerekiyordu bunun için. Ama bizim için süper bir tecrübeydi tabi. Aaaaa bakıyor, görüyor diyorduk şaşkınlıkla takip ediyorduk onu. 3 aydan sonra başladı tam manasıyla oynayıp sallamaya :). Şimdi ise 5. ayın içinde ve bir süredir diş kaşıyıcı olarak kullanıyor kendisini :). Anneannesine teşekkür ederiz :) Maşallah.








İkinci oyun arkadaşımız Ordudaki teyzemin aldığı başka bir çıngıraktı ancak Ordu'da unuttuğumuz için paylaşamıyorum. O dönemde takip aşamasında olduğumuzdan çok fazla da anımız olamadı kendisiyle :) Teyzoşa teşekkürler :).

Biz böyle büyürken (tabi ben bu sırada hala oyuncaktan anlamayacağını düşünüyorum) oyuncakların sırasının geldiğini internette karşılaştım. Yaklaşık olarak 2,5 aylık falanız bu sırada. Babasıyla aşağıda gördüğünüz oyun arkadaşlarını seçtik. Oyuncaklarını seçerken olabildiğince fazla duyuya hitap etmelerini istiyoruz. Sesli, renkli(kontrast renkli olan), birden fazla doku bulunduran(ince motor kas gelişimi için), kolay kavranan ve hareketli... Yani olabildiğince gelişim için yararlı olması önemli. Şu an onları da diş kaşıyıcı yapmış durumda :) oral dönemde ağzımızla tanımaya çalışıyoruz ve salyalar içindeyiz. Bu bir diş macerası da olabilir.

Hemen hemen aynı dönemlerde Kübra Halamız geldi ve bir sohbet sırasında çıngıraklı çoraplardan konuştuk. Halamız da süpriz yapmış ve çorap-bileklik seti almış bize. Yağız Mirza o kadar sevdi ki hala severek oynuyor. Renkli, sesli, dokulu ve aynı zamanda elleyince hışırtı yapan kulaklı çok tatlı ve eğitici bir oyun arkadaşı. Halamıza teşekkür ederiz. :)


Sozzy çıngıraklı çorap ve bileklikler :)

Şimdi ise renkli kitaplara geçtik ve çok eğleniyoruz. Maşallah. Serüvenimizi sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz inşallah.


Sevgiler,
Hatice.

Dilerseniz Paylaşabilirsiniz